21 Ağustos 2009 Cuma

Karanfil Yetiştiriciliği Hakkında

Karanfil Yetiştiriciliği

Estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla üretilen dekoratif bitkiler günümüzde genel olarak süs bitkileri olarak adlandırılan bir sektörün doğmasına neden olmuştur. Kentleşmenin başlaması ile doğadan uzaklaşan insanların doğa özlemi ve çevre sorunlarının ortaya çıkması gibi nedenlerden dolayı oluşan talep sonucunda bu sektör büyük bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Günümüzde birçok ülkenin kalkınmasında ve ekonomisinde önemli katkılarda bulunmaktadır.



Süs bitkileri genel bir kavram olup; İç mekan süs bitkileri, Dış mekan süs bitkileri ve kesme çiçek yetiştiriciliği olarak ayrılmaktadır. Kesme çiçekler ve iç mekan süs bitkileri dünya ticaretinde % 80'lik bir pay alarak önemli bir grubu oluşturmaktadır.

Kesme çiçek sektörü, Türkiye'de ticari anlamda 1940'lı yıllarda başlamıştır. İlk yıllarda Marmara Bölgesinde yaygın olan bu sektör daha sonraları iklimsel avantajları nedeniyle Akdeniz Bölgesine, özellikle Antalya ili ve çevresine kaymaya başlamıştır. Antalya ili üretim alanı, miktarı ve yurt dışı pazarlara açılması ile Türkiye'nin en önemli kesme çiçek yetiştirilen merkezi durumuna gelmiştir. 1980'li yıllardan sonra hızlı bir gelişme göstermiş, önceleri küçük aile işletmeleri şeklindeki işletmeler giderek yerini daha büyük ve modern işletmelere bırakmaya başlamıştır.



Türkiye'de yetiştirilen ve ihraç edilen kesme çiçeklerin başında karanfil gelmektedir. Karanfili gül Krizantem, Gerbera, Solidange, Glayöl ve Frezya takip etmektedir.

Kesme çiçek yetiştiriciliği Batı'da cam ve plastik seralarda, Güney'de plastik seralarda ve Marmara bölgesinde cam ve plastik karışımı seralarda yapılmaktadır. Yalova ve çevresinde seraların çatıları beşik çatı ve cam kaplıdır, yan yüzeyleri ise plastik örtü ile kaplanmıştır. Sera yapım tekniğindeki ilerlemeler bu sektörde kullanılan malzemenin sürekli yenilenmesi, bilgisayar kontrollü modern seraların devreye girmesiyle, yurt içi ve yurt dışı pazarlarının olması dolayısıyla kesme çiçek yetiştiriciliği yapan büyük işletmeler teknik donanımı yüksek modern seralar kurarak bu sektöre katılmışlardır.

Karanfil Yetiştiriciliği:

Türkiye'de kesme çiçek üretiminin %60'ını karanfil oluşturur.Türkiye çiçek mezatlarında yılda 80-100 milyon adet karanfil satılmaktadır. Karanfil küçük aile işletmeleri tarafından tercih edilmektedir. Bunun nedenini ise yıl boyunca sürekli gelir getirmesi ve çeşitli kültürel işlemlerin ailedeki kadınlar ve küçük çocuklar tarafından yapılması ve ayrı bir işgücü gerektirmemesi olarak sıralayabiliriz.




Karanfilin Ekolojik İstekleri:

Toprak: Drenajı iyi olan orta tınlıdan hafif tınlıya kadar olan topraklarda iyi gelişme gösterirler. Organik maddece zengin hava ve su dengesi iyi sağlanmış geçirgen topraklar karanfilin köklenmesini teşvik eder.

Sıcaklık:
Karanfilde büyümeyi, çiçek, yaprak ve sapın şeklini ve ölçüsünü aynı zamanda çiçeklerin ömrünü etkileyen bir etmendir.Özellikle gece sıcaklığı çiçek kalitesini doğrudan etkilemektedir.

Işık: Işık karanfilin büyüme ve gelişmesi üzerine ışık yoğunluğu ve ışıklanma süresi (gün uzunluğu) olarak iki şekilde etki eder.

Sera Yönü: Türkiye'nin bulunduğu kuzey yarım kürede kurulan seraların iyi ışık almasını sağlamak için, doğu batı yönünde inşa edilmesi gerekmektedir. Sera içerisinde hazırlanan tavalar ise, kuzey güney yönünde yapılmalıdır.

Çoğaltılması:

Karanfilde çoğaltma üç yöntem ile,

1-Tohumla

2-Meristem Kültürü

3-Sürgün ucu çeliklerinin köklendirilmesi,
ile yapılmaktadır. Tohumla çoğaltma ancak ıslah çalışmalarında kullanılmaktadır. Meristem kültürü ile çoğaltma 0.5mm büyüklükteki sürgün ucu labaratuvar da aseptik koşullar altında büyütülmesi ile yapılmaktadır. Genellikle virüssüz, patojensiz fide elde etmek için bu yönteme baş vurulur. Karanfilde ticari çoğaltma hastalıksız sağlam anaç fidelerden alınan sürgün ucu çeliklerin köklendirmesi ile yapılır.

Köklendirilmesi:

Sağlıklı bitkilerden alınmış karanfil çelikleri hormona batırıldıktan sonra steril kum veya perlit ortamında hafif gölgede 10-110C'de hava sıcaklığı, 15-160C'de ortam sıcaklığında üç haftada köklenir.

Dikim:

Bütün yıl boyunca dikim yapılabilir. Ne zaman çiçek alınması isteniyorsa dikim zamanı buna bağlı olarak ayarlanır.Dikim mümkün olduğu kadar yüzlek olmalıdır. Sadece kök kısmı toprakla kapatılmalı kök boğazı toprağa temas etmemelidir. Dikimden hemen sonra can suyu verilmeli ve fidelerin üzerine zaman zaman sisleme şeklinde su püskürtülmesi gelişmeyi artırır.

Bakım İşlemleri:

Sürgün uzunluğu dipten başlayarak sürgün ucu 5-6.yaprak çifti üzerinden elle kopartılarak kırılır buna uç alma denir. Uç almadan sonra yaprak koltuklarından yeni sürgünler çıkar ve bu sürgünlerden çiçek kesilir. Uç alma işlemi dikimden 2-4 hafta sonra yapılır.

Destekleme ve tomurcuk alma:

Gövdenin yukarı doğru büyümesini sağlamak için desteklenmesi gereklidir. Bunun sağlanması için çiçek tavalarının üzerine ağ sistemi kurulur.





Bunun sağlanması için çiçek tavalarının üzerine ağ sistemi kurulur.Karanfil bitkisinin çiçek sapı üzerinde yaprak koltuklarında yan sürgün ve tomurcuklar oluşur. Koltuk ve yan tomurcuklar alınarak tepe tomurcuğunun küçülmesi önlenir.

Sulama ve Gübreleme:

Kuraklığa dayanıklıdırlar, fakat yinede sulamada oluşacak aksaklıklar kalitenin düşmesine sebep olur. Önemli olan toprağı iyice kurutmadan düzenli bir şekilde nemli tutmaktır. Gübreleme toprağın dengesini bozmayacak şekilde yapılmalıdır. Toprak hazırlığı sırasında yapılan gübrelemeye ek olarak, yetiştirme süresince azot ve potasyum karışımı verilir.


Karanfil hakkında daha fazla bilgi ve Karanfil Fidanı temin etmek (Satın Almak) için bize ulaşın...

Arif Arslan
Orman Mühendisi

Özar Fidancılık ve Peyzaj

Tel:0536 966 36 09
0506 659 76 96

Adres:Adnan Menderes Mah. Atatürk Cad. Sanayi Kavşağı No:2 Merkez/Osmaniye



Devamını okuyun...>>

Dut Yetiştiriciliği Hakkında

DUT YETİŞTİRİCİLİĞİ (DUTÇULUK)

İpekböcekçiliğimizin temelini teşkil eden Dut Yetiştiriciliğinden bahsedeceğiz. Çünkü, ipekböceğinin tek gıdası "dut yaprağı"dır ve bir kutu ipekböceği içinde, 500-600 kilogram dut yaprağına ihtiyaç vardır.



İpekböcekleri için yaprak veren dut ağaçlarının yetiştiği yere, "Dutluk" veya "Dut Bahçesi" denir.

Dut bahçesinin, ipekböceği besleme yerine yakın olması iyi olur

Dut bahçesi için uygun olmayan yerler:

İlaçlama yapılan tarım ürünleri yanı
Tozlu yol kenarları
Zehirli gaz çıkaran fabrika etrafı
Yüzlek ve zayıf topraklar
Sulama imkânı olmayan yerler

Dut bahçeleri üç şekilde tesis edilir:


1. Kapama bahçesi
2. Başka tarım ürünleriyle karışık bahçe
3. Tarla kenarına sınır ağacı olarak



İpekböcekçiliği yönünden en uygun olanı; yalnızca dut ağaçlarının yetiştiği "Kapama dut bahçeleri "dır. Çünkü yaprak hasadı ve bakım işleri daha kolay yapılır.

Karışık bahçe ve sınır ağaçları olarak oluşturulan dutlukların ise, arazinin ekonomik kullanımı gibi bir avantajları vardır.


Dut bahçesi tesisinde fidanlar arası mesafe ne olmalıdır?

Yaprak elde etmek için dikilen dut ağaçları, serbest olarak büyütülmezler. Her yıl, ilkbahar ipekböceği besleme döneminde "kafalama" şeklinde kesilirler. Dolayısıyla bu dutlar, büyük taç yapısına sahip olmazlar. Bu nedenle, dutluk tesis edilirken fidanların arası sık tutulur. Böylece, yaprak verimini etkileyecek olan ağaç sayısı da artırılmış olur.

Kapama dut bahçesi tesisinde fidanlar; sıralar arası 2.5-3 metre, sıralar üzeriyse 1.5-2 metre olacak şekilde dikilebilir. Toprak işlemesi, traktörle yapılacaksa, o zaman fidanlar arası mesafe 3.5-4 metre olmalıdır.

Başka tarım ürünleriyle karışık dutluk tesis edilirken, fidanlar arasındaki aralık, 10-15 metre olarak verilmelidir. Sınır ağacı olarak dikimlerdeyse, 2-3 metre arayla sıra halinde yapılan dikimler uygun olur.

Fidan miktarı nasıl bulunur?

Dut bahçesi tesisinde, ihtiyaç olan fidan miktarı aşağıdaki formülle bulunur.


Fidan miktarı =Dutluk tesis edilecek alan / Sıralar arası mesafe X Sıralar üzeri Mesafe

Örnek olarak; sıralar arası 2.5 metre, sıralar üzeri 2 metre olacak şekilde 2 dekar (2000 m2 ) dutluk tesis edeceğiz.
Buna göre ne kadar dut fidanına ihtiyacımız var?

Fidan miktarı =2000 / 2.5 x 2 = 400 adet

Bu zamana kadar genel bilgiler verdik. Şimdi fidan dikimi ile dut bahçesi tesisine başlayalım.

DUT FİDANI DİKİMİ

Dut fidanı dikimi, sonbaharda yaprak dökümünden sonra başlar ve ilkbaharda gözlerin uyanmasına kadar geçen zaman içinde yapılabilir.

Tesis edilecek dut bahçesinde, önce sıralar arası ve sıralar üzeri mesafeye göre fidan dikilecek yerler işaretlenir. Düzgün bir şekilde dikim yapabilmek için, dikim tahtası kullanılmalıdır. İşaretlenen yerlerde, 40-50 santimetre genişlik ve derinlikte çukurlar açılır.

Dikilecek fidanların kökleri üzerinde bulunan yaralı, bereli ve ezik kısımlar kesilerek “kök tuvaleti” yapılır. Sonra ,fidanın kökleri boğaz kısmına kadar çukura yerleştirilir. Gübreli toprakla doldurularak , fidan etrafına bir çanak yapılır. Sonra da “can suyu” verilir.

İpekböceği beslemesinde bütün dutların yaprakları kullanılabilir. Fakat bol yaprak sağlayan dut çeşitlerinin kullanılması koza veriminin daha iyi olmasını sağlar. Bunun içinde aşılı fidan dikmeye özen göstermeliyiz

DUT AĞACININ ŞEKİLLENDİRİLMESİ


Dut fidanı dikildikten sonra, verilecek yüksekliğe göre fidan gövdesi kesilmelidir. İlkbaharda, fidan gövdesi üzerinde pek çok filiz oluşur. Yazın fidan gövdesinin üst kısmında iyi gelişme gösteren 3 adet filiz bırakılarak alt kısmındakiler kesilir. Sonbahar sonlarına kadar bu 3 adet sürgünün gelişmesi sağlanır.

Yaprak dökümünden sonra 3 adet dal gövde yüksekliğinin yarısı uzunluğunda kesilerek ağaç üzerinde 3 adet kuvvetli kol yapılmış olur:
Bu kollardan çıkan sürgünlerin, yaz boyunca gelişmesi sağlanır.


Dut bahçesinin tesisi en az 2 yılda tamamlanır. 3. yıl ilkbaharda, ipekböceklerini beslemek için yaprak hasadına başlanır.

DUT YAPRAKLARININ HASADI

Dut yapraklarının hasadı, besleme zamanına ve ipekböceklerinin büyüme devrelerine göre farklı yapılır.

Dut ağaçlarında, şekillendirme yapılıp, kollarda dallar oluştuktan sonra, bunlardan alınacak yapraklar, ipekböceği beslemesinde kullanılmaya hazır demektir.

Kollarda senelik dalların oluştuğu kısma "kafa" diyoruz.

Böceklere verilen yapraklar, bu kafa üzerinde oluşan senelik dallar üzerinde bulunur. Yapraklı durumdaki bu dallara "şimal" denir.

Yurdumuzda genellikle "ilkbahar beslemesi" yapılıyor İpekböceklerinin 1. ve 2. yaşlarında, yaprak tüketimleri azdır. Bu yaşlarda besleme için olgun yapraklar, tek tek toplanır. Böceklerin 3. yaşında ise şimaller üzerinde bulunan filizler kırılır. İpekböceklerinin ilk üç yaşına "genç ipekböcekleri" diyoruz. Yetişkin ipekböceği devresi olan 4. ve 5. yaşlarda, böceklerin yaprak tüketimi artar. Bu dönemde "filiz kırma" veya "şimal kesme" uygulanır. Bu yolla, ağaçlarda, budama da yapılmış olur.


Budama, yaprak hasadı sırasında,hasat sonrası yapılır. Kafalama şeklinde yapılan budamada, dallar, ağaçla birleştiği yerden, yani "kafa" üzerinden kesilir. İpekböceklerinin beslendiği mayıs ve haziran aylarında yapıldığı için "yaz budaması" da denir.


Bir yılda iki kez yaprak hasadı yapabilirmiyiz ?

Bu budamadan 15-20 gün sonra, dutlar tekrar uyanarak, yapraklanırlar. Bu yapraklar, ipekböcekçiliğinde, sonbahardaki ikinci beslemede kullanılır. İyi bakım ve düzenli sulama yapılırsa, dut ağaçlarından bir yılda, iki kez yaprak hasadı yapılabilir.



Sonbahar beslemesi için dut yapraklarının hasadı, ilkbahar hasadından farklıdır. İpekböceğinin ilk üç yaşında, sürgünün üst kısmındaki taze ve olgun yapraklar toplanır. Yaprak toplanırken dikkat edeceğimiz en önemli nokta; yaprak sapının dibinde bulunan tomurcuğa zarar vermemektir. Bunun için de, yapraklar, sıyırma şeklinde değil, yaprak sapından koparılmalıdır. Eğer tomurcuk zarar görürse, ertesi yıl ilkbaharda yaprak oluşmaz.

İpekböceklerinin yetişkin devresinde, yani 4. ve 5. yaşlarda verilecek yapraklar, zayıf gelişme gösteren sürgünlerin, kafaya bağlandığı yerden kesilmesi şeklinde yapılır. Bu yolla, ağaçta, kuvvetli gelişme gösteren sürgünler bırakılarak "seyreltme" yapılmış olur. Ertesi yıl ilkbaharda, ağaçta kalan bu dallar yaprak hasadında kullanılacaktır.

Yaprak hasadını günün serin saatlerinde yapmak gerekir. Sıcak günlerde, sabahları çiğ kalktıktan sonra yapmak uygun olur.


DUT BAHÇESİNİN BAKIMI




Kaliteli ve bol yaprak elde etmek için dut bahçesinin düzenli bakımının yapılması gerekir. Dutluklar, tesis edildikleri ilk yıllarda, gelişmeyi sağlamak için, sık sık sulanmalıdır. Yetişkin dutluklarda da, yaprak verimi, sulamayla doğrudan doğruya ilgili olduğu için, sulama ihmal edilmemelidir.



Yaz aylarında, duruma göre, iki-üç kez sulama yapmak gerekli olabilir.

Dutluklarda toprak işlemesi;

ilkbahar yaz ve sonbaharda olmak üzere, yılda üç kez yapılır. İlkbaharda toprak işlemesi, filizlenmeden önce, yazın, yaprak hasadı ve budamadan sonra, sonbahardaysa, yaprak dökümünü izleyen günlerde yapılır.

Dutluklarda, gübreleme yapmanızda gerekir. Sonbaharda dekara bir-bir buçuk ton çiftlik gübresi vermeliyiz. Çiftlik gübresi, toprağın yapısını düzeltir. Kimyasal gübrelerse, ihtiyaca göre verilir.


DUT ZARARLILARI




Her bitkinin olduğu gibi, dut ağaçlarının da çeşitli zararlıları vardır.



Dut Koşnili



Ülkemizde dut ağaçları için, önemli olan zararlılardan bir tanesi; "Dut koşnili" dir. Bu zararlı, ağaçların gövde ve dallarında, kirli beyaz renkte görülür. Ağaç üzerinde çoğaldıkları zaman, ağacın gelişmesini zayıflatıp, kuruturlar. Daha çok, nemli yerlerde ve gölgede kalmış ağaçlar üzerinde görülürler.


Bu zararlıyla, fiziksel mücadele; zararlının durgun olduğu, sonbahar ve kış aylarında yapılır. Ağaç üzerindeki koşniller, yapıştıkları yerden düşürülür. Düşen zararlılar, dış koşulların etkisiyle ölürler. Dallar üzerinde çok fazla miktarda "koşnil" varsa, bu dallar kesilir ve yakılır.



Kimyasal mücadele ise; "larvaların" ağaç üzerinde dağıldığı ve dutların ipekböceği beslemesinde kullanılmadığı dönemlerde, "yaz ilaçlaması" yapılır. Kışlık yağlar kullanarak da, yağış olmayan günlerde, "kış ilaçlaması" yapılır. İpekböceği beslemesinde kullanılan dut ağaçlarında, Dut Koşniline karşı, "kış ilaçlaması" yapılması daha uygundur.


Amerikan Beyaz Kelebeği


Önemli dut zararlılarından biride, "Amerikan Beyaz Kelebeği"dir. Yurdumuzda, 1975 yılından beri görülmektedir. Bu zararlı, zararını, "tırtıl" aşamasında, bitkinin yapraklarını yiyerek yapar. Beyaz renkte olan dişi kelebek, yumurtalarını dalların uçlarında bulunan yapraklara bırakır. Yumurtadan çıkan tırtıllar, ağdan oluşan yuvalarını yaparlar. Daha sonra, yaprakları yiyerek büyürler ve ağdan çıkarak ağacın her tarafına yayılırlar. Çok kıllı ve hareketli olan bu tırtıllar, tam büyüklüğe ulaşınca, kuytu yerlere ve gazellerin içine "koza" yaparlar.



Bu zararlıyla mücadele edebilmemiz için yapacağımız iş; tırtıl yuvalarını, ağaç üzerine yayılmadan, olabildiğince erken davranıp, tırtıllı dalları kesip, toplamak ve yok etmektir.


Dut hakkında daha fazla bilgi ve Dut Fidanı temin etmek (Satın Almak) için bize ulaşın...

Arif Arslan
Orman Mühendisi

Özar Fidancılık ve Peyzaj

Tel:0536 966 36 09
0506 659 76 96

Adres:Adnan Menderes Mah. Atatürk Cad. Sanayi Kavşağı No:2 Merkez/Osmaniye



Devamını okuyun...>>

Avakado Yetiştiriciliği Hakkında


AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİ



Avokado herdem yeşil subtropik bir meyve türüdür. Avokadonun iklimsel istekleri turunçgillere benzer. Özellikle limon yetiştirme alanları bu meyve içinde uygundur. Meyvesi 200-600 gr. Ağırlığında oval yada armut şeklinde olup halk arasında Amerikan Armudu diye adlandırılır. Meyve eli açık sarı-yeşilimsi renkte olup % 7-25 oranlarında yağ içerir. Avokado esas olarak taze salata meyvesi olarak tüketilir. Ayrıca kozmetik sanayiinde de aranan ürünler arasındadır.
Yağ oranının yüksek olmasına rağmen daha çok doymamış yağ asitlerini içerdiğinden hazmı kolay ve kandaki kolesterol düzeyini düşürücü bir etkiye sahiptir. Ayrıca demir, kalsiyum ve vitaminleri içerir. Protein miktarı ise % 1-2 oranındadır.


YETİŞTİRİCİLİĞİ :


Avokado yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim faktörü kış donlarıdır. Bahçe tesisinde don olayı görülen alanlarda ağaçların hava akımını sağlayacak şekilde ve güneye meyilli yerlere dikilmelidirler. Ayrıca avokadonun çiçeklenme ve meyve bağlama dönemindeki düşük sıcaklıklar ani sıcaklık değişimleri ve düşük hava nemi meyve tutumunu olumsuz etkiler. Sıcaklığın 30°C'nin üzerine çıktığı ve nisbi nemin % 50'nin altına düştüğü mayıs - haziran aylarında önemli meyve dökümleri görülür. İleri dönemlerdeki ani sıcaklık değişimleri de meyve dökümüne sebep olmaktadır.Kuvvetli rüzgarlar gevrek yapılı ağacına ve meyveye zarar verir. Böyle yerlerde dikimden önce rüzgar kıran tesisleri yapılmalıdır.


Avokado yetiştiriciliği için en iyi toprak derinlikce zengin, drenajı iyi, taban suyu sorunu olmayan kumlu-tınlı ve alüviyal topraklardır. Toprak asitliği ise nötre yakın veya hafif asit karakterde olmalıdır.


ÇEŞİT SEÇİMİ :
Bahçede birden fazla çeşidin bulunması çiçeklerin tozlanması ve verimlilik için önemlidir. Çeşitler bahçenin iklim özelliklerine göre seçilmelidir. Çünkü soğuğa dayanaklılık bakımdan çeşitler arasında farklılıklar vardır. Ayrıca meyvenin hasat mevsimleri, taşımaya uygunluk ve ticari değeri de göz önüne alınmalıdır.

Ülkemizde yetiştiriciliği yapılan çeşitler Hass, Bacon, Fuerte ve Zutano sayılabilir. Çeşitlerle ilgili daha geniş bilgi Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden elde edilebilir.

DİKİM :
Avokadolara verilecek dikim aralıkları, çeşide, iklim ve toprak özellikleri ile bakım iklime göre değişmekle beraber dağınık gelişme gösteren Fuerte ve Hass çeşitlerini 7x7 m, dikime gelişme gösteren Bacon ve Zutono gibi çeşitlerde ise 6x6 m ara ile dikilebilirler. Dikim soğukların geçtiği mart ayından nisan ayı ortalarına kadar yapılabilir. Dikimin sıcak zamana rastlaması fidanın tutma şansını azaltır.

Dikim sırasında fidanın torbası kesilerek çıkartılır, kıvrılmış kökler temizlenir. Fidanın toprağı dağıtılmadan 60x60 cm. ebatlarında açılan çukurlara dikim üst toprak ile yanmış olur gübresi karıştırılarak yapılmalıdır. Ayrıca fidanın üst toprak seviyesi arazi seviyesinin 3-5 cm üzerinde olacak şekilde ayarlanmalı, derin dikimden kaçınılmalıdır. Dikim sonrası bol can suyu verilir ve fidan yanana dikilecek bir hereğe bağlanır. Yazın güneş yanmalarından, kışın ise düşük sıcaklık ve kırağıdan kurumak amacıyla gölgeleme yapılmalıdır.

BAKIM İŞLERİ :

Toprak işleme : Avokado yetiştiriciliğinde derin toprak işlemeden kaçınılmalı, goble disk, diskharo, rotövatör ve tozayağı gibi aletler kullanılmalıdır. Yabancı ot kontrolü için sık sık toprak işleme yerine uygun ot öldürücüler kullanılabilir.

Gübreleme : Genç ağaçlar azotlu gübreleme her yıl artan miktarlarda ve dikkatli yapılmalı, gövdeden 20-50 cm. uzaklıktaki taç izdüşümüne verilmelidir. Her gübre uygulamasından sonra az ve kontrollü bir sulama yapılmalıdır. Genç ağaçlara verilecek azot miktarları şöyledir.

1. yıl - 250 gr. A.S. (Her iki sulamada 50 gr/ağaç A.S.)

2. yıl - 500 gr. A.S. (Şubat başı - Mayıs ve Haziran sulama veya yağmurlarla birlikte)
3. yıl - 750 gr. A.S. (Şubat - Mayıs ve Haziran sulama veya yağmurlarla birlikte)

4. yıldan itibaren Azotlu gübrenin yanı sıra fosforlu ve potaslı gübrelerde verilmelidir. Bu gübreler TSP ve KSO4 olarak ağaç taç izdüşümü hizasına 10-15 cm. derinliğindeki banda verilerek kapatılır. Bir avokado ağacına 4 yaşından itibaren verilecek gübre miktarları ve uygulama zamanları Tablo 1'de görüldüğü gibidir.





SULAMA : İlk yıllarda çanak veya karık usulü sulama ile iklim ve toprak yapısına bağlı olarak 7-10 gün arayla su verilir. Ağaçlar verime başladığında karık usulü sulamaya geçilir. Bu yaşlarda havanın yağış durumuna göre sulamaya nisan - mayıs aylarında başlanabilir. Sulama aralığı ağacın yaşına ve toprak özelliklerine göre ayarlanır. En fazla su kullanımı Temmuz - Ağustos dönemidir. Bu dönemlerde ağaçların susuzluk çekmesi halinde şiddetli meyve dökümleri görülebilir.

BUDAMA : İlk yıl 70-75 cm yükseklikten tepe budaması yapılarak genç ağacın kuvvetli bir çatı oluşturması sağlanır. Bu dönemde birbirinden 10-15 cm uzaklıkta ve farklı açıda bulunan 3-4 dal seçilerek diğerleri çıkarılır. Ağacın iskeleti bu dallar üzerinde oluşturulur.

Verime yatmış ağaçlarda budama hasat işini kolaylaştırmak, dal kırılmalarını önlemek, obur dalları ve kuru dalları çıkarmak ve periyodiziteyi azaltmak için yapılır. 2-3 cm'den daha kalın kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir.

En uygun budama zamanı ise şubat ayıdır. İlk yıllarda Hass ve Fuerte gibi soğuğa hassas çeşitler soğuktan korunmalıdır. İlk yıllarda açan çiçekler kopartılmalıdır. Periyodizite gösteren çeşitlerde ise ürün yılı meyve seyreltmesinin yapılması faydalı olacaktır. Seyretme meyve çapı 2,5 cm olunca elle yapılır.

Avokado genel olarak 3-4 yaşındayken meyve vermeye başlar 10-12 yaşında ise tam verim dönemine girer. Ağaç başına çeşide ve bakım şartlarına 600-1500 kg. ürün alınabilir

HASAT : Avokadoda meyveler dalından koparıldıkları an yenemezler. Meyveler yumuşadıktan sonra tüketime hazır olurlar.



Hasat zamanı meyvedeki yağ oranıyla saptanırsa da meyvelerin dış görünüşüne bakarak da tespit edilebilir. Mor renkli meyvelerde renk yeşilden mora dönmeye başlar, yeşil kabuklu meyvelerde ise kabuk ve zemin rengi ile sapın sarımsı bir durum alması ve parlaklığın azalmasıyla anlaşılabilir. Meyveler uzun süre ağaç üzerinde kalabilirler. Meyvenin yumuşaması ise ancak hasattan sonra olur ve olgun meyveler yeknesak bir şekilde yumuşarlar.

Zedelemeden toplanan meyveler bere yapmayacak kaplara toplanır ve paketleme yerinde seçilerek boylanır. Boylanan meyveler viyollere veya tek sıra halinde ince kağıtlara sarılarak karton kutulara ambalajlanır.

DEPOLAMA : 21 oC'de 6-12 günde yumuşayan meyveler 5 oC'de 30-40 günde yumuşar. Depolama sıcaklığı 4-7 oC arası olmalıdır. Daha düşük sıcaklıklarda meyveler zarar görür. Depo içi nispi nemi ise % 85-90 olmalıdır.

HASTALIK VE ZARARLARI :
Avokadonun en önemli hastalığı kök çürüklüğüdür (phytophthora cinnamoni rands) Bu hastalığın görülmemesi için bahçelerin ağır su tutan topraklarda kurulmaması gereklidir.

Avokadoların en önemli zararlıları Akdeniz meyve sineği, thrips, kabuklu bitler, unlu bit ve limon sıçanıdır.


Avakado hakkında daha fazla bilgi ve Avakado Fidanı temin etmek (Satın Almak) için bize ulaşın...

Arif Arslan
Orman Mühendisi

Özar Fidancılık ve Peyzaj

Tel:0536 966 36 09
0506 659 76 96

Adres:Adnan Menderes Mah. Atatürk Cad. Sanayi Kavşağı No:2 Merkez/Osmaniye


Devamını okuyun...>>